Kürt İsyanları ve İslam

 

Murat Yıldırımoğlu, Aralık 2007

İslam’cı yazarlar ülkemizdeki Kürt sorununun geçmişte yaşanmamış, modern bir sorun olduğunu, kökeninin Cumhuriyet’le birlikte İslam’dan uzaklaşmakta aranması gerektiğini iddia ediyorlar. Bu saptamanın doğal  sonucu olarak da çözümün İslam’a dönüş olması gerektiğini belirtiyorlar. Bu tutumun bir örneği Yusuf Kaplan’ın Yeni Şafak gazetesinde, 30 Ekim 2007’de yer alan yazısı:

Ayrılıkçı terörün sorumluları bizleriz: Terörün sorumlusu, ülkede estirilen “irtica terörü”dür. İrtica tehdidi diye diye, milletin en muhkem ortak paydasını, millete ruh veren, bu ülkeye evlatlarını şehit vermesini mümkün kılan ruhu veren İslâm'ı hayattan, devlet yönetiminden, kültür hayatından, eğitim hayatından uzaklaştırmakla bu milleti ruhsuzlaştırdığımızı, bu milleti etnik kimliklerin tuzağına düşürdüğümüzü; böyle yapmakla bu milleti birbirine düşürecek tohumları ekmiş olduğumuzu nasıl oluyor da göremiyoruz, anlayamıyorum doğrusu.

İslam’cıların bu görüşleri temelsiz ve yanlış. Kürt isyanları Cumhuriyetle, milliyetçilikle, Kemalizm’le başlamadı. Kürtler hemen her yüzyıl otoriteye baş kaldırdılar, isyan ettiler. Modern zamanlardaki isyanların ilki ise 1806 yılındaki Babanzade Abdurrahman Paşa İsyanıdır. Bunu 1812 yılındaki Babanzade Ahmet Paşa İsyanı, 1820 yılındaki Zaza aşiretlerinin isyanı, 1830 yılında Yezidilerin isyanı, 1832 yılında Mir Muhammed İsyanı, 1834 yılında Kör Mehmed Paşa İsyanı, 1836 yılında Bedirhan Bey İsyanı, 1880 yılında Şeyh Ubeydullah isyanı izler. Görüldüğü gibi Kürtler her beş-on yılda bir isyan etmişlerdir. Bu isyanların İslam’dan uzaklaşmakla bir ilgisi yoktur, çözümü de İslam’a dönüş değildir.